Blog

Düşük Işıklı İç Mekan Sahne Aydınlatması ve Renk Düzenleme Yöntemleri

Aydınlatma ekipmanına sahip olmadan iç mekanda film çekmeniz mi gerekiyor? İşte size bazı öneriler

Yeterli ışığın olmadığı iç mekanlarda film çekimi yapmak zor bir iş. Düşük bütçeli yada bütçesiz yapımlarda karşılaşılan genel bir sorun aydınlatma. Peki elimizdeki mevcut mekanın imkanları ile en iyi görüntü nasıl alınır bir bakalım.

 Düşük Kontrast Kullanımı

Güçlü sinematografiye sahip filmlerden olan Arrival’den bir sahneyi alıp gri tonlamalı (greyscale) görüntüye çevirirsek, toplam değer (tonal value) aralığının ne kadar sınırlı olduğunu görürüz. Yüksek kontrast oluşturmak ekipman gerektiren bir iş olduğu için örnekteki gibi düşük kontrast ile hoş kadraj yakalayabilirsiniz.

sinemada aydınlatma

Pencere Aydınlatması

Pencereler iç mekan aydınlatmasında önemli bir role sahip. Özellikle gündüz vakitlerinde çekim yapıyorsanız iyi sonuç almanın en garanti yolu kamerayı pencereye karşı yerleştirmeden oyuncunun pencereden direkt ışık almasını sağlamak. Bu teknik yumuşak ve doğal ışık ile neredeyse bir çok mekandan görüntü almanıza olanak sağlar.

Dış mekanın çokça görüleceği ve oyuncuyu pencere önünde konumlandırarak silüet halinde yapılacak çekimlerde durum nasıl olmalı? Bu teknik (gündüz zamanı özellikle istenilen bir kadraj değilse) işe yaramayacaktır. Ancak güneş doğmadan ve batmadan hemen önceki vakitlerde güzel bir renk skalası ve yumuşak ışık ile başarılı görüntü elde edebilirsiniz.

Bu tekniğin bir dezavantajı ise kullanım alanın oldukça kısıtlı olması. Seyirci duygusal anlam yüklü bu görüntülerden hoşlanacak olsa da, uzun diyalog içeren sahnelerde oyuncunun yüz ifadesi kadraja yansımıyor olacak ve çekim zorlaşacaktır.

Tüm Işıkları Kullanmayın

Otel odası gibi birden fazla aydınlatmaya sahip bir alanda iseniz, mevcut tüm aydınlatmaları kullanmak yerine birinden etkin bir biçimde faydalanabilirsiniz. Oyuncuyu low-key bir armatürün yakınına alarak hoş bir kompozisyon yakayabilirsiniz. Bu tekniğin iki faydası olacaktır.

Birincisi, tek lamba odanın her yerini aydınlatmayacağı fakat yanındaki objeleri aydınlatacağı için düşük kontrast görüntüler elde etmenizi sağlayacak. Tıpkı Arrival örneğindeki gibi.

İkincisi, tek aydınlatma kullanımı kompozisyon alanı oluşturmanızı ve görüntüyü zenginleştirmenize olanak verir. Eğer tüm aydınlatmayı açarsanız kontrast kaybolacak ve elinizde düz bir kompozisyon olacaktır.

Grading’i Azalt

Ne var ki bahsettiğimiz tüm bu öneriler görselin rengini manipüle etmeyi kısıtlıyor. Düşük kontrast ve low-key aydınlatma desatüre olmuş bir renk skalasına sebebiyet erebilir. Yani çok fazla çalışabileceğiniz renk aralığı olmayacak anlamına gelitor.

Bundan kaçınmak için beyaz ayarını (white balance) sıcak yada soğuk dengesini gözeterek iyi ayarlayabilirsiniz. Böylece kurgu aşamasına  daha az iş kalacaktır. Tabi burda kullanılan DSLR kalitesinin de önemi var. Örnek; 8 bit bir DSLR, koyu ve desatüre alanları izole ve manipüle ederken zorluk çıkaracaktır.

Yetersiz ışık altındaki mekanlarda çekim yapmak pek çok film yapımcısının karşılaşmak istemeyeceği bir durum. Ancak dezavantajları yaratıcı çözümlere dönüştürerek eşsiz kadrajlar yakalayabilirsiniz.

Mustafa Akkad Genç Sinema Okulu , , , ,
Yazan Genç Sinemacılar

"Fotoğraf gerçektir, sinema ise saniyede yirmi dört kere gerçektir."

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *